Salon sahiplerinin en çok tereddüt ettiği konulardan biri prim. Sabit maaşta çalışan personelin motive olmadığını görürsün, prim verdiğinde ise hesabın karıştığından ve ekip içinde huzursuzluk çıktığından şikâyet edersin. İkisi de doğru olabilir; fark, primin nasıl kurulduğundadır.
Bu yazı prim sistemini sıfırdan kurmak ya da mevcut sistemi düzeltmek isteyen salon sahipleri için. Rakamları sen koyacaksın, ama hangi rakamı neye göre koyacağını burada bulabilirsin.
Prim neyin karşılığıdır?
Prim, çalışanın zaten yapmak zorunda olduğu işin karşılığı değildir; onun karşılığı maaştır. Prim, salonun kazancını artıran davranışın karşılığıdır. Bu ayrımı baştan koymazsan prim zamanla maaşın gizli bir parçası hâline gelir ve kaldırmaya kalktığında zam kesintisi gibi algılanır.
Bu yüzden prim sisteminin ilk kuralı şudur: primin bağlı olduğu şey, çalışanın kendi çabasıyla değiştirebileceği bir şey olmalı. Salonun toplam cirosuna bağlanan prim, kalabalık bir ekipte kimsenin kendini sorumlu görmediği bir rakama dönüşür. Kendi müşterisinden ürettiği ciroya bağlanan prim ise doğrudan anlaşılır.
Ciro yüzdesi: en yaygın, en kaba yöntem
En çok kullanılan yöntem, çalışanın kendi yaptığı işlerin cirosundan belli bir yüzde vermektir. Türkiye'de salonlarda yüzde on ile yüzde kırk arasında çok geniş bir aralık görülür; oran, maaşın ne kadar sabit olduğuna göre değişir. Sabit maaş yüksekse yüzde düşük, maaş asgari seviyedeyse yüzde yüksek olur. Bazı salonlarda ise maaş hiç yoktur, sadece yüzde vardır — bu modelde sigorta ve yasal yükümlülüklerin nasıl duracağını muhasebecine mutlaka sor, çünkü uygulamada en çok sorun çıkan nokta burasıdır.
Ciro yüzdesinin en büyük kusuru, maliyeti görmezden gelmesidir. İki tüp boya harcanan bir uygulamayla hiç sarf harcanmayan bir kesim aynı yüzdeyle primlendiğinde, malzemesi pahalı işlerde salonun payı erir. Bu yüzden ciro yüzdesi kullanacaksan ya primi sarf düşüldükten sonraki tutar üzerinden hesapla ya da hizmet gruplarına farklı yüzdeler ver.
Hizmet bazlı komisyon
Daha adil ama daha çok kayıt isteyen yöntem, her hizmet için ayrı prim tutarı ya da oranı belirlemektir. Kesim yüzde yirmi beş, boya yüzde on beş, bakım uygulamaları yüzde yirmi gibi. Burada mantık şudur: kârı yüksek hizmette prim de yüksek olur.
Bunu kurabilmek için hizmet başına gerçek maliyetini bilmen gerekir — süre ve sarf hesabı. Fiyat listesini bu mantıkla kurduysan zaten elinde vardır; kurmadıysan prim sistemi iyi bir bahane olur, çünkü kârını bilmeden verdiğin prim tahminden ibarettir.
Hedef primi ve eşik meselesi
Bazı salonlar yüzde yerine ya da yüzdenin üstüne hedef primi ekler: aylık belli bir ciroyu geçen çalışan sabit bir ek tutar alır. Hedef primi ciro yüzdesinden daha ucuza motivasyon sağlar, ama eşiği yanlış koyarsan ters çalışır.
Eşik çok yüksekse kimse ulaşamayacağını anlar ve ilk haftada peşini bırakır. Çok düşükse herkes her ay alır, prim maaşa dönüşür. Sağlıklı eşik, geçen üç ayın ortalamasının biraz üzerindedir; ulaşılabilir ama kendiliğinden gelmeyen bir yer. Tek eşik yerine iki kademe koymak da işe yarar, çünkü birinci kademeyi geçen çalışanın ikinciye uzanmak için sebebi olur.
Ürün satış primi ayrı tutulmalı
Şampuan, bakım ürünü, tırnak ürünü satışı salonun en kolay ek gelirdir ve hizmet priminden ayrı bir başlık olmayı hak eder. Ürün priminde yüzde genelde daha yüksek verilir, çünkü satış çalışanın inisiyatifiyle olur.
Burada dikkat edilecek tek şey, primin müşteriye gereksiz ürün satmaya dönüşmemesidir. Bunu önlemenin yolu, iade ve şikâyet durumunda priminin geri alınacağını baştan söylemektir. Salonun itibarı, bir kutu bakım kremi satışından değerlidir.
Sistemi ayakta tutan şey şeffaflıktır
Prim sisteminin başarısı formülün zekâsından değil, çalışanın kendi rakamını kendisi görebilmesinden gelir. Ay sonunda tek bir toplam söylenen çalışan primi hep eksik sanır; hangi işten ne kazandığını gün gün görebilen çalışan tartışmaz.
Bu yüzden prim sistemi kurmadan önce randevu ve işlem kaydının düzenli tutulduğundan emin ol. Hangi müşteriye hangi hizmeti kimin yaptığı kayıtlı değilse, ay sonunda hesap hafızaya kalır ve hafıza herkeste kendi lehine çalışır.
Kuralları yazılı hale getir; oran, eşik, ödeme tarihi ve iade halinde ne olacağı tek sayfada dursun. Değişiklik yapacaksan ay ortasında değil, yeni ayın başında yap ve önceden duyur.
Salonundaki işlem kayıtlarını düzenli tutmak için Randiyo gibi bir randevu sistemi kullanıyorsan, hangi çalışanın hangi işi yaptığı zaten kayıtlı olur ve prim hesabı ay sonunda tahmin işi olmaktan çıkar.
